
Uzun bir aradan sonra yazmanın mutluluğu ile başladım satırlarıma. Yaklaşık 5 aydır yazamıyorum maalesef. Türkiye’de olduğum süreler zamansızlıktan bilgisayar başına oturamadım. Neyse ki Kazakistan’da yine yeniden başlıyoruz.
Hepimizin hayatı bir pamuk ipliğine bağlı aslında tıpkı bende olduğu gibi. Bu dönemde yaşadığım bazı olaylar çok şey öğretti bana. Hayatın akışına kaptırmışız kendimizi gidiyoruz. Boş işlerle uğraşıp, bomboş şeylere üzülüyoruz. Hele ki başkaları yüzünden dilediğimiz hayatı yaşayamıyor, hatta yönlendiremiyoruz. Elbet birileri bir anda engeller çıkartıp bizi bambaşka yollara sürüklüyor.

Birileri dediğim bazen ailemiz bazen sevdiğimiz bazen de nefret ettiğimiz biri oluyor. Sonra başlıyoruz isyanlara. Önce şok yaşıyor, inanamıyoruz. Neden böyle oldu, ben ne yaptım ki?
Bir an önce bu soruları yanıtlayıp çıkmak istiyoruz. Hiçbir şey yapasın gelmiyor. Odaya kapanıp, uzanmak, uyuyarak her şeyi unutmak istiyoruz. Ondada rahat bırakmıyorlar kendince depresyona bile giremiyorsun. Sonra gerçekler ‘bu hayatın gerçekleri’ gelip yüzüne çarptığında kabul ediyorsun her şeyi.
Çünkü artık düşünüyoruz ; bu hayatın anlamını, neden yaşadığımızı, saniyelik bir anla bile aslında neleri arkada bıraktığımızı..

Gerçek şu ki zaten bizler bunu bilerek ve önceden düşünerek yaşayamayız. Sürekli içinde kalacakmışız gibi bağlanamayız hayata. O yüzden çokta şeey yapmadan devam edelim gitsin. Ulaşılmazlıklardan ve keşkelerden kurtulmanız dileğiyle..


hayatta hic kimseyi degistiremeyecegin ve yasadiklarinin hepsinin bir nedenle senin ogrenmen icin geldigini kabul ettiginde hayat cok daha yasanabilir oluyor bence. en azindan benim deneyimim bu
BeğenLiked by 2 people